Goldman Sachs, İran'daki gerginliğin artmasıyla petrol fiyatlarının 20 dolar artabileceği uyarısında bulundu

Goldman Sachs, İran'daki gerginliğin artmasıyla petrol fiyatlarının 20 dolar artabileceği uyarısında bulundu
Deepali Singh
04 Eki 2024, 11:10 ÖÖ
  • İsrail'in misillemesi nedeniyle İran'ın petrol üretiminin düşmesi halinde petrol fiyatları varil başına 20 dolar artabilir.
  • OPEC+ müdahalesi bu artışı yavaşlatabilir ve fiyat artışını varil başına 10 dolarla sınırlayabilir.
  • İran, günde yaklaşık 4 milyon varil petrol üretiyor ve bu da küresel arzın yüzde 4'ünü oluşturuyor.

Küresel petrol piyasaları, Goldman Sachs'ın, artan bölgesel gerginliklerin ardından İsrail'in olası misillemesinden dolayı İran'ın petrol üretiminin zarar görmesi durumunda ham petrol fiyatlarının varil başına 20 dolar fırlayabileceği uyarısında bulunmasıyla tedirgin.

ABD ham petrol vadeli işlemleri Perşembe günü %5 artarken, İsrail'in İran'ın petrol sektörüne saldırabileceği endişeleriyle Cuma günü de yükseliş ivmesi devam etti.

Bu gelişme, Tahran'ın yakın zamanda gerçekleştirdiği füze saldırısının ardından bölgedeki çatışmaları yoğunlaştırdı ve küresel petrol arzında olası kesintiler konusunda endişelere yol açtı.

Goldman Sachs'ın küresel emtia araştırmaları eş başkanı Daan Struyven, CNBC'nin 'Squawk Box Asia' programında yaptığı açıklamada, "İran üretiminde günlük 1 milyon varillik sürekli bir düşüş görürseniz, bu gelecek yıl petrol fiyatlarında varil başına yaklaşık 20 dolarlık bir artışa yol açabilir" dedi.

Bu projeksiyonda petrol karteli OPEC+'nın üretim artışıyla kaybı telafi etmek için devreye girmeyeceği varsayılıyor.

OPEC+ artışı hafifletebilir

Struyven, Suudi Arabistan ve BAE gibi önemli OPEC+ üyelerinin üretimi artırmaya karar vermesi halinde, petrol fiyatlarındaki potansiyel artışın hafifletilebileceğini kaydetti.

Bu senaryoda artış varil başına 10 dolara yakın olabilir ve bu da etkinin şiddetini azaltabilir.

Geçtiğimiz yılın ekim ayında İsrail-Hamas çatışmasının başlamasından bu yana petrol piyasalarında sınırlı aksamalara rastlanmıştı.

Ancak İran'ın son dönemde İsrail'e düzenlediği füze saldırısıyla birlikte daha geniş çaplı arz şoklarına ilişkin korkuların artmasıyla bu durum değişebilir.

İran'ın petrol ihracatı ve küresel etkisi

İran, günde yaklaşık 4 milyon varil petrol üreterek küresel petrol piyasasında önemli bir rol oynuyor.

İsrail'in İran'ın petrol altyapısını hedef alması halinde, gerginliğin artmasıyla dünya, İran'ın petrol arzının yaklaşık yüzde 4'üne erişimini kaybedebilir.

Bu senaryo piyasa analistleri arasında ciddi endişelere yol açtı.

MST Marquee'nin kıdemli enerji analisti Saul Kavonic, ülkenin ham petrol ihracatının yüzde 90'ını gerçekleştiren İran'a ait Kharg Adası'nın potansiyel hedef olabileceği uyarısında bulundu.

CNBC'ye konuşan yetkili, "Daha büyük endişe, bunun Hürmüz Boğazı'ndan geçişi etkileyecek daha geniş bir çatışmaya yol açıp açmayacağıdır" dedi.

Hürmüz Boğazı: Kritik bir petrol boğazı

Hürmüz Boğazı, Umman ile İran arasında stratejik öneme sahip bir su yolu olup, her gün dünya petrolünün yaklaşık %20'sinin geçişi buradan gerçekleşiyor.

İran, daha önce petrol sektörüne yönelik saldırılara yanıt olarak bu kritik kanalı kapatmakla tehdit etmişti.

Bu dar boğazdan petrol akışında yaşanacak herhangi bir aksamanın küresel enerji piyasaları açısından çok geniş kapsamlı sonuçları olacaktır.

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail'in İran'ın petrol tesislerine yönelik saldırısına ABD'nin destek verip vermeyeceği sorulduğunda belirsiz bir yanıt verdi ve daha fazla tırmanmaya kapı araladı.

Tam ölçekli bir çatışma potansiyeli

Fitch Solutions'ın BMI'ına göre, bölgede tam kapsamlı bir savaş Brent ham petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine çıkarabilir, Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar ise fiyatları varil başına 150 dolara veya daha yükseğe çıkarabilir.

Böyle bir savaşın olasılığı düşük olsa da, yanlış hesaplama riskleri artmış olup, küresel petrol piyasasını daha fazla şoka karşı savunmasız bırakmıştır.

Bazıları OPEC+'ın İran'ın üretim kayıpları yaşaması durumunda açığı kapatabileceğine inanıyor ancak dünyadaki yedek kapasitenin büyük kısmı Körfez bölgesinde yoğunlaşmış durumda ve çatışmalar daha da tırmanırsa bu bölge de risk altında olabilir.