Trump'ın iddia ettiği gibi, AB yeterli sayıda Amerikan ihracat ürünü satın almadığı için 'ağır bir bedel' mi ödeyecek?

Trump'ın iddia ettiği gibi, AB yeterli sayıda Amerikan ihracat ürünü satın almadığı için 'ağır bir bedel' mi ödeyecek?
Srinibas Rout
30 Eki 2024, 07:49 ÖÖ
  • Ekonomistler, Avrupa ile ticaret anlaşmazlığının AB'yi ekonomik gerilemeye sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.
  • Trump, yaklaşımının Amerikan sanayisini koruyacağını ve ticaret açığını azaltacağını savunuyor.
  • AB ile ABD arasında son derece değerli bir ticari ilişki bulunmaktadır.

Donald Trump'ın, AB'nin Amerikan ihracatına yönelik yetersiz alımlarını gerekçe göstererek Avrupa ithalatına kapsamlı gümrük vergileri getirme tehditleri, olası bir ticaret savaşı konusundaki endişeleri yeniden canlandırdı.

Yeniden seçilmesi halinde yabancı mallara %20'ye kadar gümrük vergisi uygulama vaadinde bulunan Trump, bu yaklaşımın Amerikan sanayisini koruyacağını ve ticaret açığını azaltacağını savunuyor.

Ancak ekonomistler, Avrupa ile yaşanacak bir ticaret anlaşmazlığının AB'yi ekonomik bir gerilemeye sürükleyebileceği, bunun da iş kayıplarına ve tedarik zincirinde yoğunlaşmalara yol açabileceği konusunda uyarıyor.

Bu analiz, AB'nin gerçekten "büyük bir bedel" ödeme riski altında olup olmadığını ya da Trump'ın iddialarının ekonomik gerçeklikten ziyade daha çok siyasi baskıyla ilgili olup olmadığını inceliyor.

AB'nin tarifelere karşı kırılganlığı

AB ile ABD arasında yıllık değeri yaklaşık 1 trilyon avroyu bulan mal ve hizmet alışverişinin sağlandığı oldukça değerli bir ticaret ilişkisi bulunmaktadır.

Avrupa, özellikle makine, taşıt ve kimyasallar gibi yüksek katma değerli sektörlerde bu ticarete önemli ölçüde güveniyor ve bu sektörler ABD'ye yaptığı ihracatın yaklaşık %70'ini oluşturuyor.

Ekonomik tahminlere göre Trump'ın önerdiği tarifeler, bu ihracatı Amerikan şirketleri için daha maliyetli hale getirebilir, talebi azaltabilir ve AB'nin ABD'ye ihracatını belirli sektörlerde üçte bir oranında azaltabilir.

Kaynak: Eurostat / euronews

Ürettiği mallar için büyük ölçüde ABD talebine bağımlı olan Almanya, bu tür tarifeler nedeniyle GSYİH'sinin %1,6'sına kadarını kaybederek özellikle sert bir etkiyle karşı karşıya kalabilir.

Avro Bölgesi'nin GSYİH'sinde %1'lik düşüş mü?

Ekonomistlerin büyük çoğunluğu, gümrük vergilerinin uygulanmasının, halihazırda diğer jeopolitik zorlukların baskısı altında olan Avrupa ekonomisi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda hemfikir.

Örneğin, Goldman Sachs, %10'luk evrensel bir gümrük vergisi uygulanması durumunda avro bölgesinin GSYİH'sinde %1'lik bir düşüş öngörüyor.

Bazı tahminler ise daha da vahim sonuçlar öngörüyor; bunlar arasında avro bölgesi büyümesinin 2028 yılına kadar %1,5 oranında azalabileceği bir durgunluk senaryosu da yer alıyor.

Transatlantik ticaretin ABD ve AB genelinde yaklaşık 9,4 milyon istihdamı doğrudan desteklediği göz önüne alındığında, olası bir gerileme, özellikle imalat ve ihracat odaklı endüstriler gibi ticaret açısından hassas sektörlerde yaygın iş kayıplarına yol açabilir.

ABD daha geniş çaplı ticaret çatışmalarına girebilir

Trump'ın söylemleri, yakın vadede ortaya çıkacak ekonomik etkilerin ötesinde, ABD'nin daha geniş kapsamlı ticaret çatışmalarına girebileceğini ima ediyor.

Çin mallarına %60 gümrük vergisi uygulayacağı tehdidi, Avrupa'ya yönlendirilen ürünlerin akışına yol açabilir ve AB'yi bu mallara korumacı gümrük vergileri uygulamaya zorlayabilir.

Düşünce kuruluşu Bruegel'den André Sapir'e göre bu değişim Brüksel'i zor durumda bırakacak ve pazarını savunmak için misilleme önlemleri alınmasına yol açacak.

AB, Trump döneminde çelik ve alüminyuma getirilen gümrük vergilerine yanıt olarak ticaret savunma politikalarını zaten güçlendiriyordu, ancak topyekün bir ticaret savaşı bu savunmaları önemli ölçüde test edecektir.

İstikrar İçin mi Yoksa Siyasi Avantaj İçin mi Pazarlık?

Trump'ın gümrük vergisi tehditlerine yanıt olarak AB, Trump'ın önceki başkanlığı döneminde benimsediği yaklaşıma benzer şekilde müzakereli bir muafiyet talep edebilir.

Avrupa Reform Merkezi'nden Zach Meyers, Euronews'e yaptığı açıklamada, AB'nin Trump'a, tam ölçekli bir ticaret savaşının yol açacağı ekonomik çöküntü olmadan ticaret "kazancı" ilan etmesine olanak tanıyan tavizler sunabileceğini söyledi.

Geçmişte yapılan görüşmelerde hem Avrupalı hem de Çinli liderler Amerikan mallarının daha fazla satın alınması konusunda anlaşmışlardı; bu uzlaşma, gerginliği tırmandırmadan Trump'ı yatıştırabilir.

Trump'ın kampanya söylemi yoğunlaştıkça, ticaret politikasına yönelik yaklaşımı, uzun vadeli AB-ABD ilişkileri hakkında soruları gündeme getiriyor.

Gümrük vergileri Amerikan işleri ve işletmeleri için koruyucu önlemler olarak çerçevelense de, dünyanın en kazançlı ticaret ortaklıklarından birini altüst etme riski taşıyor.

Analistler, Trump'ın önerdiği gümrük vergilerinin kendi tabanına cazip gelebileceği konusunda uyarıyor; ancak olası sonuçları (AB ekonomisinin zayıflaması ve misilleme niteliğindeki gümrük vergileri) ters tepebilir, ABD'li tüketiciler için maliyetleri artırabilir ve transatlantik tedarik zincirine bağımlı Amerikan işlerini etkileyebilir.

Sonuç olarak, AB müzakerelere girişebilir veya ekonomik tavizler teklif edebilir, ancak Trump'ın uyardığı "büyük bedel" nihayetinde Atlantik'in her iki yakasında da hissedilebilir.

Her iki ekonomi de karşılıklı tarifelerin tuzağına düşerse, küresel ticaret manzarası önemli bir istikrarsızlıkla karşı karşıya kalabilir ve bu durum yalnızca AB ve ABD'yi değil, bu ülkelerin ekonomik ortaklığına bağımlı küresel piyasaları da etkileyebilir.