Alman ekonomisi, hükümet krizinin ortasında artan zorluklarla karşı karşıya

Alman ekonomisi, hükümet krizinin ortasında artan zorluklarla karşı karşıya
Vatsala Gaur
07 Kas 2024, 13:23 ÖS
  • Almanya'da maliye bakanının görevden alınmasıyla koalisyon hükümeti çöktü.
  • Maliye Bakanı Scholz, bütçe ve siyasi çekişmelerin ortasında erken seçim planlıyor.
  • Analistler, mevcut ekonomik baskılar göz önüne alındığında Almanya'nın zorluklarla karşı karşıya kalacağını öngörüyor.

Almanya, Şansölye Olaf Scholz'un Avrupa'nın en büyük ekonomisini yöneten üç partili koalisyonu fiilen dağıtarak Maliye Bakanı Christian Lindner'i görevden almasının ardından siyasi bir çalkantıya sürüklendi.

Bu dramatik adım, zaten düşük halk desteğiyle boğuşan hükümet içindeki aylardır derinleşen bölünmelerin ortasında geldi.

2025 bütçesi bu hareketin arkasındaki acil tetikleyici

Şansölye Scholz, Çarşamba akşamı üst düzey yetkililerle yaptığı toplantıda, 10 milyar avroluk açıkla karşı karşıya olan 2025 bütçesi konusundaki uzlaşmaz görüş ayrılıklarını gerekçe göstererek Lindner'i görevden alma kararı aldı.

Scholz, Lindner'i kamuoyunda kökten farklı bir ekonomik politikayı savunarak güveni zedelemekle suçladı.

Scholz'a göre, bunlar arasında en zengin kişilere milyarlarca dolar tutarında vergi indirimi yapılması ve tüm emeklilerin emeklilik maaşlarında kesintiler yapılması yer alıyor.

"Bu hiç hoş değil" diye belirtti Scholz.

Lindner'in lideri olduğu Hür Demokrat Parti (FDP), kalan bakanlarını geri çekerek, Sosyal Demokratlar (SPD), Yeşiller ve FDP'nin oluşturduğu koalisyonu fiilen dağıttı.

Scholz, televizyondan yaptığı konuşmada Ocak ayında güvenoyu alma niyetini açıklayarak, Mart ayında erken seçim planlarının sinyalini verdi.

Scholz, Avrupa'daki savaş, Ortadoğu'da artan gerginlik ve Almanya'nın durgun ekonomisine işaret ederek, "Durum ciddi" dedi.

Özellikle Donald Trump'ın ABD'deki son seçim zaferinin ardından savunma ve Bundeswehr'e yatırım yapılmasının gerekliliğini vurguladı.

Ekonomik anlaşmazlık ve koalisyon kırılmaları

Koalisyonun başarısızlığı, ekonomi politikaları konusunda süregelen anlaşmazlıkları gözler önüne seriyor.

Yeşil Parti'nin ekonomi bakanı Robert Habeck, hafta başında Lindner'i elinde tutmaya çalışarak, bütçe açığını kapatmayı amaçlayan Intel fabrikası için sübvansiyon içeren bir uzlaşma önermişti.

Ancak bu çabalar yetersiz kaldı ve Scholz, Lindner'i uzlaşmayı reddetmekle suçladı.

Lindner'in koalisyon ortaklarıyla ilişkileri, özellikle sosyal hizmetlerde kesintiler ve ulusal iklim girişimlerinin sonlandırılması yönündeki tartışmalı bir görüş bildirgesi kaleme almasının ardından kötüleşiyordu.

Birçok kişinin kasıtlı bir provokasyon olarak yorumladığı bu belge, muhalifler tarafından "boşanma belgesi" olarak tanımlandı.

Almanya bundan sonra nereye gidiyor?

FDP'nin ayrılmasının ardından Scholz, SPD'nin yıl sonuna kadar azınlık hükümeti olarak Yeşiller ile hükümet kurmayı deneyeceğini duyurdu.

Bu geçici düzenleme, kanunları geçirmek için her vaka için ayrı ayrı yasama meclisinde çoğunluğu sağlamalarını gerektirecek.

Gemiyi sabitleme çabalarına rağmen analistler önümüzde önemli zorluklar görüyor.

Ifo Enstitüsü'nün önde gelen ekonomistlerinden Clemens Fuest, Almanya'nın mevcut ekonomik baskılar göz önüne alındığında "şüphesiz mümkün olan en kısa sürede harekete geçebilecek yeni bir hükümete ihtiyacı var" dedi.

Hükümetin çöküşü, Almanya ve Avrupa açısından özellikle kritik bir zamanda yaşanıyor.

Kıtanın liderleri, ABD ile yaşanabilecek olası ticaret anlaşmazlıklarına karşı birlik olma ve devam eden ekonomik zorlukları yönetme arayışında.

Öte yandan Almanya'nın, ABD'den sonra Ukrayna'nın ikinci büyük destekçisi olması, özellikle Trump'ın Kiev'e yönelik Amerikan yardımlarını azaltma ihtimali nedeniyle eleştiriliyor.

Çarşamba günü yayınlanan bir Forsa anketi, kamuoyunun duygularına dair kasvetli bir tablo çizdi; Almanların %82'si, hükümetin Eylül ayında yapılması planlanan bir sonraki federal seçimlerden önce ekonomik krizi çözebileceğinden şüphe duyduğunu ifade etti.

Önümüzdeki birkaç ay kritik olacak.

Şansölye Scholz güvenoyu ve olası erken seçimlere hazırlanırken, Almanya yalnızca ekonomik toparlanma zorluğuyla değil, küresel ve yerel baskılar ortasında siyasi uyumu sağlama sınavıyla da karşı karşıya.

Bu siyasi çalkantının sonucu, Almanya'nın önümüzdeki yıllardaki yolunu şekillendirebilir; hem Avrupa'daki rolünü hem de daha geniş küresel zorluklara yaklaşımını etkileyebilir.