Trump, İngiltere'nin Kuzey Denizi'nden elde ettiği gelir vergisinin neden 'büyük bir hata' olduğunu düşünüyor?

Trump, İngiltere'nin Kuzey Denizi'nden elde ettiği gelir vergisinin neden 'büyük bir hata' olduğunu düşünüyor?
Diya Poddar
03 Oca 2025, 17:05 ÖS
  • Enerji Karları Vergisi, Kuzey Denizi petrol ve doğalgazından elde edilen karlara %38 oranında vergi getiriyor.
  • İngiltere'de iç enerji üretimi rekor düzeyde düşük seyrediyor; ülkenin yüzde 40'ı ithalata bağımlı.
  • Kuzey Denizi, açık deniz rüzgarı ve fosil yakıt üretimi için önemli bir bölgedir.

Eski ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere'nin Kuzey Denizi petrol ve doğalgaz üreticilerine uyguladığı beklenmedik vergiyi eleştirerek, bunu "çok büyük bir hata" olarak niteledi.

Sosyal medya platformu Truth Social'da paylaşılan açıklamaları, Kuzey Denizi'nin hem fosil yakıt çıkarma hem de yenilenebilir enerji geliştirme açısından giderek daha fazla çekişmeli bir alan haline gelmesiyle birlikte ülkenin enerji politikaları konusunda tartışmaları alevlendirdi.

Muhafazakar Parti hükümeti tarafından ilk olarak 2022 yılında uygulamaya konulan Enerji Karı Vergisi (EPL), petrol ve gaz şirketlerinin karlarına %35 oranında vergi getiriyor.

Daha sonra İşçi Partisi tarafından %38'e çıkarılmış olup, Mart 2030'a kadar devam etmesi planlanıyor.

Politika, fonların yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilmesini amaçlıyor; ancak Trump gibi eleştirmenler, enerji güvenliğinin acil bir endişe kaynağı olduğu bir dönemde bunun enerji sektörüne yatırım yapmayı caydırdığını savunuyor.

Trump'ın eleştirisi

Trump'ın İngiltere'nin "Kuzey Denizi'ni açması gerektiği" yönündeki iddiası, Amerikan enerji devi APA Corporation'ın, yan kuruluşu Apache aracılığıyla bölgedeki faaliyetlerini 2029 yılı sonuna kadar durdurma planlarını duyurmasının ardından geldi.

APA, Kuzey Denizi'nde üretim yapmanın mevcut politikalar altında ekonomik olarak mümkün olmadığını belirterek, aldığı kararın temel nedeninin beklenmedik vergi olduğunu belirtti.

İngiltere'nin enerji ithalatına olan bağımlılığı, sektör paydaşları arasında alarm zillerinin çalmasına neden oldu.

Yurt içi enerji üretimi son on yılların en düşük seviyesinde seyrediyor; talebin yaklaşık yüzde 40'ı ithal petrol, gaz ve elektrikle karşılanıyor.

EPL'yi eleştirenler, fosil yakıtlara uygulanan cezalandırıcı vergilendirmenin ülkenin enerji bağımsızlığını tehlikeye attığını ve yabancı yatırımı caydırdığını savunuyor.

İşçi Partisi liderleri ise, bu beklenmedik vergiyi yenilenebilir enerjiye geçişin finansmanında önemli bir adım olarak savunuyor.

Özellikle Kuzey Denizi'ndeki açık deniz rüzgar çiftlikleri, İngiltere'nin yeşil enerji geleceği açısından kritik bir konumda yer alıyor.

Sektör, artan maliyetler, tedarik zinciri kesintileri ve dalgalanan faiz oranları gibi kendi zorluklarıyla karşı karşıya kaldı.

Kuzey Denizi: Fosil yakıtlar ve yenilenebilir enerji kaynakları için bir savaş alanı

Tarihsel olarak petrol ve doğalgaz çıkarma merkezi olan Kuzey Denizi, giderek Avrupa için bir "yeşil enerji santrali" olarak yeniden kullanılıyor.

Bölgede İngiltere'nin yanı sıra Norveç ve Danimarka gibi ülkeler de açık deniz rüzgar projelerine büyük yatırımlar yapıyor.

Amaç, Birleşik Krallık'ın 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefiyle uyumlu olarak, Kuzey Denizi'ni yenilenebilir enerji üretiminde lider konuma getirmek.

Yenilenebilir enerjiye geçişi enerji güvenliğinin acil ihtiyaçlarıyla dengelemek tartışmalı bir konu olarak ortaya çıktı.

Sektör uzmanları, ülkenin enerji istikrarının korunması için petrol, gaz ve açık deniz rüzgarı gibi çeşitli enerji kaynaklarının bir arada kullanılmasının önemli olduğunu savunuyor.

Sektörün ticaret kuruluşu olan Offshore Energies UK, enerji yelpazesinin tamamında yatırımı teşvik etmenin önemini vurguladı.

Rüzgâr vergisi, yenilenebilir enerji projeleri için milyarlarca dolar toplamayı başarmış olsa da Apache gibi kilit oyuncuların çıkışı, verginin uzun vadeli uygulanabilirliği konusunda soruları gündeme getiriyor.

Önemli bir yerel üretim olmadan İngiltere'nin ithalata aşırı bağımlı olma riski bulunuyor ve bu da ekonomiyi küresel enerji fiyatlarındaki oynaklığa maruz bırakıyor.