ABD soruşturması, Çin'in küresel gemi inşasına hakim olmak için uyguladığı haksız yöntemleri ortaya koyuyor, olası cezalar bekleniyor: rapor

ABD soruşturması, Çin'in küresel gemi inşasına hakim olmak için uyguladığı haksız yöntemleri ortaya koyuyor, olası cezalar bekleniyor: rapor
Diya Poddar
13 Oca 2025, 13:27 ÖS
  • Çin, 150 milyar dolarlık küresel gemi inşa pazarının %50'sinden fazlasını kontrol ediyor. Bu oran 2000 yılında %5 idi.
  • ABD'de gemi inşa sanayisi 1980'lerde 300'ün üzerindeyken, bugün sadece 20 faal tersaneye düştü.
  • USTR soruşturması Çin yapımı gemilere gümrük vergileri veya harçlar uygulanmasına yol açabilir.

Çin'in küresel gemi inşa sektöründeki artan varlığı, ABD Ticaret Temsilcisi (USTR) tarafından 1974 Ticaret Yasası'nın 301. Bölümü uyarınca ABD işçi sendikalarının talebi üzerine Nisan 2024'te başlatılan son ticaret soruşturmasının odak noktası oldu.

Reuters'ın haberine göre, soruşturmada Çin'in sektördeki büyümesine katkıda bulunan faktörler arasında finansal destek, zorunlu teknoloji transferi ve işgücü maliyeti yönetimi gibi uygulamalar yer alıyor.

Yakında yayınlanması beklenen raporda, Çin'in 150 milyar dolar değerindeki küresel gemi inşa pazarındaki payının, hükümet politikaları ve sübvansiyonların da desteğiyle 2000 yılında yaklaşık yüzde 5 seviyesinden 2023 yılında yüzde 50'nin üzerine çıkarak önemli oranda büyüdüğü belirtiliyor.

Bu arada, ABD, Güney Kore ve Japonya gibi geleneksel gemi inşa eden ülkeler giderek artan zorluklarla karşı karşıya.

Çin'in küresel gemi inşasında yükselişi

Çin'in gemi inşa sektörü 2000 yılında neredeyse yok denecek kadar azdı ve küresel pazarın sadece yüzde 5'lik bir payına sahipti.

Ancak 2023 yılına gelindiğinde pazar payı, Güney Kore ve Japonya'nın katkılarını gölgede bırakarak yüzde 50'nin üzerine çıktı.

ABD'deki araştırmanın bulgularına göre, bu büyümede yalnızca piyasa güçleri etkili olmuyor; hükümet sübvansiyonları ve stratejik politikalar da önemli rol oynuyor.

Devlet fonları, Çinli firmaların uluslararası rekabeti zayıflatmasını ve tersanelerini ticari ve askeri gemi üretim merkezleri haline getirmesini sağladı.

Pekin'in gemi yapımcılarına sağladığı mali desteğin piyasayı istikrarsızlaştırdığı, diğer ülkeleri de uyum sağlamaya ya da piyasadaki yerlerini kaybetmeye zorladığı söyleniyor.

Çin'in işgücü politikaları da incelemeye alındı. Soruşturmanın bulguları, yapay olarak bastırılan ücretlerin üretim maliyetlerini nasıl düşük tuttuğunu ve Çin'in rekabet gücünü daha da artırdığını, Reuters'ın kaynaklara atıfta bulunarak bildirdiğine göre.

Bu uygulamalar, fikri mülkiyet hırsızlığı ve zorla teknoloji transferi iddialarıyla birleşince, gemi inşa sektörünün Pekin lehine ağır bastığı izlenimi oluşuyor.

ABD'nin tepkisi ve küresel etkileri

ABD endişelerini dile getiriyor.

1974 Ticaret Yasası'nın 301. Bölümü uyarınca USTR tarafından yürütülen soruşturmanın ardından Washington, Çin'in etkisini dengelemek için Çin yapımı gemilere gümrük vergileri veya liman ücretleri uygulamak gibi önlemler düşünüyor.

Bu adım, 1980'lerde 300'den fazla tersanesi olan ABD gemi inşa endüstrisinin artık sadece 20 tersaneyle faaliyet göstermesine rağmen, gerileyen endüstriyi canlandırmaya yönelik daha kapsamlı bir stratejinin parçası olarak geliyor.

Soruşturmanın bulguları iki partili eylem için bir fırsat sunuyor.

Önerilen önlemlerin amacı, Çin'in hakimiyetini sınırlamak ve Amerikan gemi yapımındaki sistemsel zayıflıkları gidermek.

Ancak uzmanlar, bu sektörün yeniden inşasının onlarca yıl sürecek sürdürülebilir yatırım gerektireceği ve bunun potansiyel olarak onlarca milyar doları bulabileceği konusunda uyarıyor.

Çin'in politikaları aynı zamanda küresel tedarik zincirlerinin dayanıklılığı konusunda da soru işaretleri yaratıyor.

Pekin, deniz lojistiği ve gemi yapımı gibi temel endüstrileri tekeline alarak uluslararası ticaret yolları üzerinde önemli bir nüfuza sahip oluyor.

Bu durum Washington ve müttefik ülkelerde endişeleri artırdı ve çeşitlendirme ve stratejik ortaklık çağrılarını gündeme getirdi.

Gemi inşa sektöründe denge?

Gemi inşa endüstrisinde dengeyi yeniden sağlamak çok zorlu bir iştir. Tarifeler ve ticaret kısıtlamaları geçici bir rahatlama sağlasa da, bunların altta yatan yapısal sorunları çözmesi pek olası değildir.

Analistler, inovasyona, iş gücü geliştirmeye ve uluslararası ortaklıklara yapılacak yatırımların kritik öneme sahip olacağını savunuyor.

Riskler yüksek. ABD ve müttefikleri için sağlam bir gemi inşa kabiliyetini sürdürmek yalnızca ekonomik bir zorunluluk değil, aynı zamanda stratejik bir gerekliliktir.

Küresel ticaret giderek daha fazla birbirine bağlandıkça, hem sivil hem de askeri gemiler üretme yeteneği ulusal güvenlik açısından kritik önem taşıyacaktır.