New York yargıcı, Citigroup'un dolandırıcılık yönetimini açıklaması gerektiğini söyledi

New York yargıcı, Citigroup'un dolandırıcılık yönetimini açıklaması gerektiğini söyledi
Diya Poddar
22 Oca 2025, 18:03 ÖS
  • Davanın konusu Elektronik Fon Transferi Yasası (EFTA)'dır.
  • Mağdurların kimlik avı ve çevrimiçi dolandırıcılık nedeniyle milyonlarca dolar kaybettiği bildiriliyor.
  • Citigroup'un mağdurları talepleri sınırlamaya zorladığı iddia edildi.

ABD'nin üçüncü büyük bankası Citigroup'un çevrimiçi dolandırıcılık davalarındaki tutumu nedeniyle hukuki bir zorlukla karşı karşıya kalmasıyla finans sektörü giderek artan bir incelemeyle karşı karşıya kalıyor.

Manhattan'daki bir federal yargıç Salı günü, Citigroup'un New York Başsavcısı Letitia James tarafından açılan davayı reddetme girişiminin reddedildiğine karar verdi.

Dava, siber suçların arttığı bir dönemde tüketicilerin korunmasına ilişkin artan endişeleri vurguluyor.

Dava

Dava, Citigroup'un müşterilerini çevrimiçi dolandırıcılardan korumada başarısız olduğu ve mağdurlara yeterli geri ödemeyi reddettiği iddialarına odaklanıyor.

New York Başsavcılığı, Citibank'ın eylemlerinin, tüketicileri elektronik işlemlerle ilgili dolandırıcılıktan korumak için 1978'de yürürlüğe giren federal bir yasa olan Elektronik Fon Transferi Yasası'nı (EFTA) ihlal ettiğini savunuyor.

Yasa, teknolojik zafiyetlerin müşterilerin aleyhine olabileceği durumlarda güvenli işlem yapma yükümlülüğünün finansal kuruluşlara ait olduğunu hükme bağlıyor.

ABD Bölge Yargıcı Paul Oetken, kararında bu iddiaların reddedilmesinin, dijital çağda yaygınlaşan karmaşık dolandırıcılıklardan tüketicileri korumak için tasarlanan EFTA'nın amacına aykırı olacağını vurguladı.

Citigroup, EFTA'nın banka havalelerini kapsam dışı bıraktığını ileri sürerken, hakim, dolandırıcılığın elektronik sistemler üzerinden gerçekleşmesi durumunda bankaların riskleri üstlenmesi gerektiğini belirterek aksi yönde karar verdi.

Citigroup'a yönelik iddialar

Başsavcı James'in açtığı dava, Citigroup'un dolandırıcılık önleme mekanizmalarında iddia edilen sistemsel eksikliklere ışık tutuyor.

Davada, dolandırıcıların banka sistemlerindeki tanınmayan cihazlar, hesap bilgilerinde ani değişiklikler ve kimlik avı gibi güvenlik açıklarından yararlandıkları örneklere yer verildi.

Mağdurlardan birinin, Citibank'tan gelmiş gibi görünen sahte bir kısa mesaj bağlantısına tıkladıktan sonra 40.000 dolar kaybettiği bildirildi.

James ayrıca bankanın mağdurları, geri ödeme talep etme yeteneklerini sınırlayan beyannameler imzalamaya zorladığını ileri sürdü.

Bu beyanların, Citibank'ın dolandırıcılık iddialarını derhal reddetmesi için bir bahane olarak kullanıldığı iddia ediliyor.

Dava, bankanın tüketici fonlarını koruma konusundaki yasal yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle hesap vermesini talep ediyor.

Finansal kurumlar ve siber suç sorumluluğu açısından çıkarımlar

Davanın bazı kısımlarının görülmesine izin veren karar, bankaların siber suçlarla mücadeledeki daha geniş sorumlulukları hakkında soruları gündeme getiriyor.

Dolandırıcılar giderek daha karmaşık yöntemler geliştirdikçe, finans kuruluşları güvenlik protokollerini uyarlama konusunda baskı altına giriyor.

Yargıç Oetken'in kararı, mahkemelerin bankaların tüketici dolandırıcılığına nasıl yanıt verdiğine dair daha eleştirel bir bakış açısına sahip olabileceğine işaret ediyor.

Citigroup, karardan duyduğu hayal kırıklığını dile getirip uygulamalarının sektör standartlarıyla uyumlu olduğunu savunurken, karar düzenleyici kurumların daha sıkı denetim yapması için bir emsal teşkil ediyor.

Sistemlerinin müşterilerini gelişen siber tehditlerden korumada yetersiz kaldığı durumlarda bankalar daha yoğun yasal ve itibar riskleriyle karşı karşıya kalabilir.

Dava ayrıca finans kuruluşlarının çevrimiçi dolandırıcılığa karşı ön saflarda savunmacı olarak hareket etmeleri yönündeki beklentilerin arttığını da vurguluyor.

Dijital bankacılık yaygınlaştıkça, tüketici koruması ile operasyonel verimlilik arasındaki denge muhtemelen sektör için tartışmalı bir konu olmaya devam edecektir.