Invezz

Macron neden Lecornu'yu Fransa Başbakanı olarak yeniden atadı?

Macron neden Lecornu'yu Fransa Başbakanı olarak yeniden atadı?
Devesh Kumar
11 Eki 2025, 11:27 ÖÖ
  • Macron, siyasi bir krizin ortasında istifasından günler sonra Lecornu'yu yeniden atadı.
  • Lecornu, Macron'un ekonomik reformlarıyla uyumlu, güvenilir bir müttefik.
  • Derinden bölünmüş parlamento, yasamayı ve koalisyon kurmayı zorlaştırıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, istifasının hükümeti krize sürüklemesinden sadece birkaç gün sonra şaşırtıcı bir hamleyle Sébastien Lecornu'yu yeniden başbakan olarak atadı.

Bu hamle herkesi hazırlıksız yakaladı, özellikle de Fransa son yılların en kötü siyasi çıkmazlarından biriyle karşı karşıya olduğu için.

Derinden bölünmüş bir Ulusal Meclis ile istikrarlı bir hükümet kurmak veya önemli yasaları geçirmek neredeyse imkansızdı.

Lecornu'nun Fransa Başbakanı olarak yeniden atanmasının arkasında ne var?

Macron'un Lecornu'yu geri getirmeye karar vermesinin en büyük nedenlerinden biri, 2026 devlet bütçesinin acilen zamanında geçirilmesi ihtiyacıdır.

Fransız yasaları sıkı bir son tarih belirliyor ve bu süreye uymak yalnızca hükümetin sorunsuz çalışmasını sağlamak için değil, aynı zamanda finansal piyasalara olan güveni korumak için de hayati önem taşıyor.

Lecornu'nun şimdi Ekim ortasına kadar bir bütçe sunmak gibi ağır bir görevi var. Bu son tarihin kaçırılması ekonomik baskıyı artırabilir, toplumsal huzursuzluğu tetikleyebilir ve yatırımcıların güvenini sarsabilir.

Başka bir deyişle, Macron'un hamlesi açık bir mesaj veriyor: Günümüzün riskli siyasi ikliminde gecikmelere veya istikrarsızlığa yer yok.

Ancak mesele sadece bütçe değil. Fransa'nın da şu anda siyasi ve kurumsal istikrara şiddetle ihtiyacı var.

Lecornu, parçalanmış bir Ulusal Meclis'te yeterli desteği sağlayabilecek bir kabine kurmakta zorlandıktan sonra daha önce istifa etmiş ve hükümeti daha da kaosa sürükleme riski taşıyan bir boşluk bırakmıştı.

Lecornu, Macron'un en güvendiği müttefiklerinden biri ve özellikle ekonomik reformlar konusunda cumhurbaşkanının gündeminin güçlü bir savunucusu.

Derinden bölünmüş ve güçlü çoğunluğa sahip olmayan bir parlamentoda, Macron'la aynı çizgide olan bir başbakana sahip olmak, şiddetli muhalefetin ortasında bile kilit yasaları geçirmek için muhtemelen en iyi şans.

Daha geniş bir desteğe sahip olabilecek çok az alternatifle, Lecornu'yu geri getirmek gerçekten Macron'un en açık ve en güvenli seçeneğiydi.

Önümüzdeki riskler ve zorluklar

Macron'un desteğine rağmen Lecornu'nun önünde zorlu bir yol var, özellikle de Ulusal Meclis'te net bir çoğunluk olmadığı için.

Parlamento o kadar bölünmüş durumda ki, ittifaklar kurmadan veya taviz vermeden herhangi bir yasayı veya çok önemli 2026 bütçesini geçirmek son derece zor olacak.

Macron'un ekibi bu zorlu müzakereleri yönetemezse, uzun süreli tıkanıklık ve yasama felci riski çok gerçektir.

İşleri daha da zorlaştıran Lecornu, çoğu hükümetine açıkça düşman olan hem aşırı soldan hem de aşırı sağdan sert bir muhalefetle karşı karşıya.

Bazıları Meclis'in feshedilmesi çağrısında bulunurken, diğerleri politikaların büyük ölçüde tersine çevrilmesini istiyor.

Bu tür bir direniş, koalisyon kurmayı neredeyse imkansız hale getiriyor ve yalnızca siyasi çıkmazı derinleştirerek halkın güvenini daha da sarsıyor.

Siyasi gelişmeler 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin arka planında geliyor ve politikacıların hesap yapmaya başlamasıyla koalisyon kurmak beklenenden daha zor olacak.

Bu tür seçim odaklı manevralar, istikrarlı ve uzun ömürlü bir hükümet kurmanın önündeki başka bir engeli daha ekliyor.