Fitch Ratings, Eurosystem için 2024-2028 yılları arasında 160 milyar avroluk kayıp öngörüyor

Fitch Ratings, Eurosystem için 2024-2028 yılları arasında 160 milyar avroluk kayıp öngörüyor
Noris Soto
10 Eyl 2024, 17:53 ÖS
  • Avro Bölgesi merkez bankaları, niceliksel genişlemeden kaynaklanan artan faiz giderleri nedeniyle önemli kayıplarla karşı karşıya.
  • Bundesbank ve Banque de France gibi önemli ulusal merkez bankaları özellikle etkileniyor.
  • Fitch, mali aksaklıklara rağmen para politikasının istikrarlı kalmasının beklendiğini öngörüyor.

Eylül 2024 itibarıyla, topluca Eurosistem olarak bilinen Avro Bölgesi merkez bankaları önemli mali kayıplarla boğuşuyor.

Fitch Ratings'in son raporunda, hem ulusal merkez bankalarının (NCB) hem de Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB), ticari banka rezervleri üzerindeki faiz giderlerinin artması nedeniyle artan kayıplar yaşadığı vurgulanıyor.

Bu gelişen finansal gerginlik, Avro Bölgesi genelinde para politikasının geleceği ve merkez bankalarının sürdürülebilirliği konusunda soruları gündeme getiriyor.

Son on yılda Avro Sistemi, mali krizin ardından ekonomiyi canlandırmak için kapsamlı niceliksel genişleme (QE) önlemleri uyguladı.

Merkez bankaları, önemli miktarda devlet tahvili ve diğer menkul kıymetler satın alarak likidite enjekte etti ve banka rezervlerini önemli ölçüde artırdı.

Ancak değişen ekonomik manzara, bu rezervlerle ilişkili faiz maliyetlerini yoğunlaştırarak önemli bir mali yük yaratmıştır.

Fitch Ratings, Eurosistem'in 2024-2028 yılları arasında toplam 160 milyar avroyu aşan kayıplarla karşı karşıya kalacağını öngörüyor.

Bu, yıllık GSYH'nın yaklaşık %0,2'sine denk geliyor ve QE'nin etkilerinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini gösteriyor.

Ulusal merkez bankalarında mali sıkıntı

NCB'lerin açıkladığı artan zararlar, sermaye yeterliliği konusunda endişelere yol açıyor.

Rezervlerin ve karşılıkların tükenmesi, bu merkez bankalarının hükümetlerine finansal destek sağlama kabiliyetini sınırlayabilir.

Bu durum, Avro Bölgesi'ndeki birçok ülkede kamu maliyesine ek baskı oluşturarak mevcut mali zorlukları daha da ağırlaştırıyor.

Fitch'in analiz ettiği en büyük ulusal merkez bankaları arasında, Bundesbank ve Banque de France, risk azaltma stratejilerini tükettikleri için özellikle savunmasız durumdalar.

Bu kurumlar artan mali sıkıntı ve operasyonel esneklikleri üzerinde potansiyel sınırlamalarla karşı karşıyadır.

Kayıplar para politikası kararlarını etkileyecek mi?

Kötüleşen mali koşullara rağmen Fitch Ratings, bu kayıpların para politikası kararlarını doğrudan etkilemesini öngörmüyor.

Merkez bankalarının güvenilirliği bozulmadan kalırken, hükümetlerin onları yeniden sermayelendirmeye zorlanması olasılığı düşük.

Merkez bankalarının pozitif net öz sermayeyi koruması ve vadeli transferler yoluyla zararları yönetmesi bekleniyor; bu sayede büyük siyasi sonuçlar doğurmadan faaliyetlerine devam edebilecekler.

Bu kurumların temel görevi olan enflasyonu kontrol altına almak ve ekonomik istikrarı sağlamak, mevcut bütçe baskılarından etkilenmemektedir.

Dolayısıyla, finansal zorluklar devam ederken, bunların para politikasının genel hedeflerini zayıflatması beklenmiyor.

'Kağıt' kayıpları

Operasyonel maliyetlerin yanı sıra, Avro Sistemi merkez bankaları, niceliksel genişleme sırasında edinilen tahvillerde kağıt üzerinde değerleme kayıplarıyla da mücadele ediyor; bu kayıpların avro bölgesi GSYİH'sinin %3'üne kadar çıkabileceği öngörülüyor.

Bu zararlar ancak bankaların tahvilleri vadesinden önce satmayı seçmeleri halinde gerçekleşecektir.

Sonuç olarak, bu rakamlar endişe verici görünse de, tahvil satışlarıyla tetiklenmediği sürece merkez bankalarının mali sağlığı üzerinde anında bir etki yaratmayabilir.

ECB'nin politika faizini ayarlaması ve bilançosunu daraltmasıyla birlikte Avro Bölgesi merkez bankalarının görünümü iyileşebilir; bu da faiz giderlerini azaltma potansiyeli taşıyor.

Devam eden ekonomik endişelere ve yükselen faiz ortamına rağmen, stratejik para yönetimi önemini koruyor.

Bu kayıplar sermaye ve kamu maliyesi için sorun teşkil etse de, para politikasını veya Eurosistem'in genel istikrarını önemli ölçüde bozmaları pek olası değildir. Gelişen ekonomik manzara ve ECB politika ayarlamaları, gelecekteki toparlanma ve istikrarı şekillendirmede önemli bir rol oynayacaktır.