AB, bölünmüş desteğe rağmen Çin EV'lerine yönelik tarifeleri sürdürüyor

AB, bölünmüş desteğe rağmen Çin EV'lerine yönelik tarifeleri sürdürüyor
Vatsala Gaur
04 Eki 2024, 14:05 ÖS
  • Karar, Çin'in haksız sübvansiyonlarına ilişkin bir yıldır süren soruşturmanın ardından geldi.
  • Bölgenin en büyük ekonomisi ve önemli bir otomotiv üreticisi olan Almanya ise öneriye karşı oy kullandı.
  • Çin ile gerginliğin daha da tırmanmasını önleyecek alternatif bir çözüm bulunması amacıyla görüşmeler sürüyor.

Avrupa Komisyonu, Cuma günü, Çin'de üretilen elektrikli araç ithalatına %45'e kadar gümrük vergisi uygulanması yönündeki AB üye ülkelerinin oylamasında yeterli desteği aldığını duyurdu. Bu, bloğun en önemli ticaret davası olarak değerlendirilirken, Pekin'den misilleme ihtimalini de gündeme getirdi.

Bloğun ticaret politikalarından sorumlu Komisyon, bir yıllık sübvansiyon karşıtı soruşturmanın ardından haksız olarak algıladığı Çin sübvansiyonlarına yanıt olarak önümüzdeki beş yıl için nihai vergiler önerdi.

AB Komisyonu'ndan yapılan açıklamada,

Vergiler kasım ayı başında yürürlüğe girecek ve gümrük memurları tarafından tahsil edilecek.

Kimler oy kullandı, kimler çekimser kaldı, kimler karşı çıktı?

Cuma günü yapılan oylamada 10 AB ülkesi gümrük vergilerini desteklerken, beş ülke karşı çıktı, 12 ülke ise çekimser kaldı.

Önerinin engellenebilmesi için AB nüfusunun %65'ini temsil eden 15 AB ülkesinin nitelikli çoğunluğunun muhalefeti gerekiyordu.

Kabul oyu veren ülkeler arasında Bulgaristan, Danimarka, Estonya, Fransa, İrlanda, İtalya, Litvanya, Letonya, Hollanda ve Polonya yer aldı.

Bu ülkeler AB nüfusunun yaklaşık %46'sını oluşturuyor.

Bölgenin en büyük ekonomisi ve önemli bir otomotiv üreticisi olan Almanya, Macaristan, Malta, Slovenya ve Slovakya ile birlikte öneriye karşı oy kullandı.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, AB'nin Çin araçlarına gümrük vergisi uygulaması halinde, AB'nin Çin ile "ekonomik soğuk savaş" riskiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.

Oylamada çekimser oy kullanan ülkeler arasında Belçika, Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, İspanya, Hırvatistan, Kıbrıs, Lüksemburg, Avusturya, Portekiz, Romanya, İsveç ve Finlandiya yer aldı.

Otomobil üreticilerinin zararlarını azaltma teklifi

AB yönetimi daha önce, kararlı bir adım atılmadığı takdirde Avrupa otomobil üreticilerinin sürdürülemez zararlara uğrayabileceği ve bunun kıta genelinde önemli iş kayıplarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Sektör zaten yüksek enerji fiyatları, durgun tüketici talebi ve sert küresel rekabetle boğuşuyor.

Çin sübvansiyonlarının yarattığı rekabet dengesizliğine yönelik bir adım atılmaması halinde AB'de yaklaşık 2,5 milyon doğrudan ve 10,3 milyon dolaylı istihdamın risk altında olabileceği belirtiliyor.

Ek tarifeler mevcut %10'luk oranın üzerine eklenecek, bu da bazı Çinli otomobil üreticilerinin araçlarını AB pazarına sokmaya çalışırken %45'i aşan tarifelerle karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor.

Zira Komisyon'un soruşturmasına işbirliği yapmayan Çin'deki elektrikli araç üreticilerine yüzde 35,3 oranında gümrük vergisi uygulanacak.

Belirli tarifeler üreticiye göre değişiyor; Tesla (%7,8), BYD (%17) ve Geely (%18,8) gibi üreticiler için belirlenen önemli oranlar var.

Çin'in tepkisi ve devam eden müzakereler

Kararın Pekin'den sert bir tepki alması bekleniyor.

Çinli yetkililer, Komisyon'un soruşturmasını "açık bir korumacı eylem" olarak niteledi ve süt ürünleri, brendi ve domuz eti gibi AB sektörlerine karşı misilleme önlemleri tehdidinde bulundu.

Bu durum, AB başkentlerinde artan ticaret gerginliğinin olası sonuçları konusunda endişelere yol açtı.

Buna paralel olarak Çinli yetkililer, ek vergilerin uygulanmasını önlemek için siyasi bir çözüm arayışında AB'li mevkidaşlarıyla yoğun müzakereler yürütüyor.

Tartışılan olası çözümlerden biri, elektrikli araçlar için asgari fiyatların belirlenmesini içeriyor; ancak bu çözümün uygulanması karmaşık olabilir ve bazı boşluklara yol açabilir.

Cuma günü alınan karara rağmen AB ile Çin arasındaki müzakerelerin, Komisyon'un soruşturmasıyla belirlenen yasal süre olan 30 Ekim'e kadar devam etmesi bekleniyor.

Özellikle Almanya, karşılıklı bir ticaret savaşının zaten durgun olan ekonomisine daha fazla zarar verebileceğinden endişe ederek bu görüşmelere öncelik veriyor.

Maliye Bakanı Olaf Scholz, AB ekonomisinin haksız ticaret uygulamalarından korunmasının ve aynı zamanda verilen yanıtın Avrupa çıkarlarına zarar vermemesinin önemini vurguladı.