ABD seçimleri 2024: Trump'ın başkanlığı avroyu dolara eşitleyebilir mi?

ABD seçimleri 2024: Trump'ın başkanlığı avroyu dolara eşitleyebilir mi?
Vatsala Gaur
04 Kas 2024, 17:06 ÖS
  • Trump'ın zaferine ilişkin spekülasyonların artmasıyla euro, geçen ay yüzde 2'nin üzerinde değer kaybetti.
  • Birçok döviz uzmanı, Trump'ın zaferinin euro-dolar kuru üzerinde nasıl bir etki yaratabileceğine dair görüşlerini paylaştı.
  • Gümrük vergilerinin yanı sıra Trump'ın göç konusundaki tutumu da döviz piyasalarını etkileyecek bir diğer faktör.

ABD'de başkanlık seçimleri yaklaşırken, piyasa analistleri Trump'ın kazanmasının avro-dolar kuruna olası etkisini yakından takip ediyor.

Trump'ın politika önerilerinin küresel ekonomik dinamikleri değiştirebilecek ABD korumacılığına geri dönüşe işaret etmesiyle, Trump'ın zaferine yönelik spekülasyonların artmasıyla euro, geçen ay yüzde 2'nin üzerinde değer kaybetti.

Ekonomistlerin büyük çoğunluğu, Trump'ın başka bir yönetiminin avroyu zayıflatabileceği, dolara karşı eşit seviyeye, hatta daha da altına düşürebileceği konusunda hemfikir.

Trump'ın zaferi avroyu nasıl etkileyebilir?

Avronun potansiyel olarak zayıflamasının başlıca nedenlerinden biri Trump'ın gümrük tarifeleri gündemi.

Eski cumhurbaşkanı, istihdamı ABD'ye geri kazandırmak amacıyla Çin mallarına %60, diğer ithalatlara ise %10 oranında gümrük vergisi uygulanmasını önerdi.

Ekonomistler, şirketlerin daha yüksek ithalat maliyetlerini tüketicilere yansıtması nedeniyle bu tür tarifelerin içeride enflasyonu artırabileceği konusunda uyarıyor.

Bu enflasyonist baskı, Fed'i faiz oranlarını artırmaya yöneltebilir; bu da yatırımcıları daha yüksek getirili ABD varlıklarına çekecek ve doları güçlendirecektir.

Trump'ın ticaret politikaları nedeniyle Avrupa'daki ihracatçılar da zarar görebilir; özellikle de ABD'yi kilit pazar olarak gören Almanya, İtalya ve Fransa'dakiler.

Buna karşılık Avrupa Merkez Bankası (ECB) ekonomik yavaşlamayı telafi etmek için para politikasını gevşetmek zorunda kalabilir ve bu da faiz oranları konusunda daha gevşek bir duruşa yol açabilir.

Fed ile ECB arasındaki faiz oranı farkının artması muhtemelen doları destekleyecek ve avronun daha da zayıflamasına yol açacaktır.

Gümrük vergilerinin yanı sıra Trump'ın göç konusundaki tutumu da döviz piyasalarını etkileyecek bir diğer faktör.

Göçün kısıtlanması ABD işgücü piyasasını sıkılaştırabilir ve şirketlerin işçi için rekabet etmesiyle ücretlerin artmasına neden olabilir.

Bazı analistlere göre, ücretlerdeki bu yukarı yönlü baskı aynı zamanda enflasyonu da körükleyebilir, bu da Fed'in daha şahin bir duruş sergilemesini olası hale getirebilir ve dolara ek destek sağlayabilir.

Analistler ne diyor?

Birçok döviz uzmanı, Trump'ın zaferinin euro-dolar kuru üzerinde nasıl bir etki yaratabileceğine dair görüşlerini paylaştı.

ACY Securities'de döviz analisti olan Luca Santos, Euronews'e verdiği demeçte,

ABN Amro'da Kıdemli Döviz ve Değerli Metaller Stratejisti Georgette Boele, doların dayanıklılığını vurgulayarak, "Piyasalar, güçlü ABD verilerinin ardından bu yıl Fed'in daha az faiz indirimi, ancak ECB'nin daha fazla faiz indirimi yapmasını fiyatladı" dedi.

Boele, anketlerdeki değişikliklerin dolardaki son oynaklığı körüklediğini, Trump'ın artan şansının kısa vadeli döviz hareketlerini etkilediğini belirtti.

Diğer analistler ise Trump'ın seçim sonrası senaryosunda avronun geleceği konusunda aynı derecede temkinli.

BBVA stratejistleri Alejandro Cuadrado ve Roberto Cobo, Cumhuriyetçilerin zaferi durumunda avronun 1,08 doların altına düşebileceğini öngörüyor.

Goldman Sachs'tan Michael Cahill, "ABD ve Avrupa için farklılaşan para politikası etkilerinin avroyu yaklaşık %3 oranında zayıflatabileceğini" öne sürerek daha karamsar görüşlerden birini dile getirdi.

Trump'ın gümrük vergileri ve önerdiği yerel vergi kesintileri uygulanırsa, Cahill avronun %10 daha düşebileceğini ve dolarla aynı seviyeye gelebileceğini düşünüyor.

Bu sefer ne farklı olabilir?

Trump'ın ilk döneminin döviz piyasaları üzerindeki etkileri bir miktar bağlam sağlıyor ancak 2024'e dair doğrudan bir öngörü değil.

Trump 2016 yılında göreve geldiğinde dolar değer kazanmış, euro ise Ekim 2016'daki 1,10 dolardan 2017 başında 1,034 dolara gerilemişti.

EFG Bank AG Baş Ekonomisti Stefan Gerlach'ın açıkladığı gibi, "ABD seçimleri, piyasaların Trump'ın ekonomik politikalarının büyümeyi ve enflasyonu teşvik edeceğini beklemesiyle ABD faiz oranlarında önemli bir artışa yol açtı."

Bu beklenti, ABD ve Alman tahvilleri arasındaki faiz oranı farkının genişlemesine yol açarken, bu durum avro üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı.

Ancak 2017 yılının ortalarında Trump'ın yasama gündeminin sekteye uğraması ve Avrupa'daki büyümenin iyileşmesiyle euro güçlenmeye başladı.

Avro Bölgesi'ndeki siyasi istikrar, özellikle Fransa ve Hollanda'daki AB yanlısı seçim sonuçları da para biriminin toparlanmasını destekledi.

Sonuç olarak Trump'ın ilk döneminde, Covid-19 salgınının Fed'in daha gevşek politikalarına yol açmasıyla doların daha da zayıflamasına neden olan Kasım 2020'ye gelindiğinde, euro dolar karşısında 1,10 dolardan 1,18 dolara değer kazanmıştı.

Manzara 2024'te farklı olacak. Enflasyonun daha kalıcı bir sorun olmasıyla birlikte, Trump'ın gümrük vergileri veya göç politikalarından kaynaklanan ek bir baskı, Fed'i er ya da geç para politikasını sıkılaştırmaya teşvik edebilir.

Öte yandan ECB, küresel ticaret gerginliklerine daha duyarlı bir ekonomik toparlanmaya odaklanmaya devam ediyor.

Trump'ın politikaları Avrupa ihracatını orantısız bir şekilde etkilerse, ECB'nin faiz oranlarını genişletecek ve avro üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artıracak önlemler almaktan başka seçeneği kalmayabilir.

Yatırımcılar yüksek alarmda

Avro-dolar kurunu takip eden yatırımcılar için Trump'ın zafer ihtimali, dikkate alınması gereken bir dizi potansiyel değişikliği beraberinde getiriyor.

ABD'de yenilenen korumacılık, enflasyon riskleri ve farklılaşan para politikalarının birleşimi, euronun dolarla eşitliğe yaklaşmasında kritik roller oynayabilir.

Ekonomistler hiçbir senaryonun garanti olmadığı konusunda uyarıda bulunsa da Trump liderliğindeki bir ekonomik ortamın hem ABD hem de Avrupa ekonomilerinde önemli değişimleri tetikleyebileceği belirtiliyor.

Gerlach'ın da belirttiği gibi, "Faiz oranı farklılıklarının etkileri derin olabilir ve dış ekonomik politikalarla birleştiğinde, avroyu tarihin en düşük seviyelerine çekebilir."

Seçim Günü yaklaşırken yatırımcıların artan oynaklığa hazırlıklı olması gerekir.