Hindistan'ın NMDC'si, kaplan rezervinin yakınında 3,4 milyon dolar değerinde elmas çıkarmayı planlıyor

Hindistan'ın NMDC'si, kaplan rezervinin yakınında 3,4 milyon dolar değerinde elmas çıkarmayı planlıyor
Sayantan Sarkar
20 Oca 2025, 14:53 ÖS
  • NMDC'nin kaplan rezervinin yakınında bulunan Panna madeninin bu mali yılda 6 bin 500 karat elmas çıkarması bekleniyor.
  • Şirket şu anda mevcut cevher stoklarını işliyor ve 2-3 ay içinde cevher madenciliğine yeniden başlayacak.
  • Panna rezervinin yakınında bulunan Bunder elmas projesi de yapılan yatırımlara rağmen başarısızlıkla sonuçlandı.

Hindistan'ın devlet madencilik şirketi NMDC'nin, cari mali yılda 6 bin 500 karat elmas çıkarması bekleniyor.

Reuters'ın pazartesi günkü haberine göre, tahmini değeri 3,4 milyon dolar olan bu elmaslar, bir kaplan rezervinin yakınında bulunan bir madendeki cevherlerden çıkarılacak.

Reuters'ın iki kaynağa dayandırdığı haberine göre, madencilik faaliyetleri, geçen yıl gerekli maden izinlerinin alınmasının ardından başlatıldı.

Gecikmeler

Madencilik şirketi, Hindistan'ın Madhya Pradesh eyaletinde bulunan Panna madenindeki faaliyetleri için gerekli çevre izinlerini almada önemli gecikmelerle karşılaştı.

Raporda, bu gecikmelerin başlıca nedeninin madenin hassas bir kaplan koruma alanına yakın olması olduğu, bunun da potansiyel çevresel zarar ve yaban hayatı yaşam alanının bozulması konusunda endişelere yol açtığı belirtildi.

Bu düzenleyici engeller sonucunda şirket, Panna sahasındaki tüm madencilik faaliyetlerini üç yıldan uzun bir süre durdurmak zorunda kaldı.

Faaliyetlerin uzun süre askıya alınması şirket için ciddi mali sonuçlar doğurdu ve özellikle ekolojik açıdan hassas bölgelerde endüstriyel gelişme ile çevre koruma arasında denge kurmanın zorluklarını ortaya çıkardı.

Yüksek Mahkeme daha sonra NMDC'nin belirli yönergeleri dikkate alarak madencilik yapmasına izin verdi.

Bu durum şirketin yeniden faaliyetlerine başlamasına neden oldu.

NMDC henüz yeni madencilik faaliyetlerine başlamadı.

Farklı strateji

Raporda, bunun yerine şirketin şu anda Panna madenindeki mevcut cevher stoklarından elmas verimini en üst düzeye çıkarmaya odaklandığı belirtiliyor.

Bu stratejik değişim, NMDC'nin üretime devam etmesine ve gelir elde etmesine olanak tanırken, aynı zamanda yeni madencilik girişimlerinin fizibilitesini de değerlendirmesini sağlayacak.

Şirket, cevher stoklarının işlenmesine odaklanarak kaynak kullanımını optimize edebilir ve pazara istikrarlı bir elmas tedariki sağlayabilir.

Şirket Reuters'a şu açıklamayı yaptı:

Şirket, faaliyetlerine yeniden başladığından bu yana işlenmiş cevherden önemli miktarda elmas çıkarmayı başardı.

Raporda yer alan bir kaynağa göre, çıkarılan elmasların ağırlığı güncel tahminlere göre yaklaşık 3 bin 700 karat, piyasa değeri ise 1,93 milyon dolar olarak tahmin ediliyor.

Ülkenin 275,96 hektar (681,91 dönüm) alana yayılan tek mekanize elmas madeni, 1970'li yılların başında faaliyete geçti.

Madhya Pradesh, Asya'nın en büyük elmas üretim bölgelerinden biridir.

Bunder elmas projesi

Madhya Pradesh'teki Panna rezervinin yakınında bulunan Bunder elmas projesi, hem küresel hem de yerel madencilik şirketleri için bir keşif alanı olmuştur.

Bu şirketler, sahadan elmas çıkarmak için kaynak ve emek harcadılar.

Ancak, girişimlere ve beklentilere rağmen, Bunder projesi elmas üretimi açısından asgari düzeyde başarı elde etti. Jeolojik zorluklar, elmas madenciliğinin karmaşıklıklarıyla birleşince, projenin sınırlı çıktısına katkıda bulundu.

İngiliz-Avustralyalı madencilik devi Rio Tinto, nihayetinde çıkma kararı almadan önce Bunder projesine önemli miktarda zaman ve para yatırdı.

Şirket 14 yıl boyunca madene yaklaşık 90 milyon dolar harcadı. Ancak bu önemli yatırıma rağmen Rio Tinto 2016-17'de projeden çekilme kararı aldı.

Bunder madencilik projesi, Rio Tinto'nun çekilmesinden bu yana durgun kaldı; bunun başlıca nedeni, projenin hassas bir ekolojik bölgede yer almasıydı.

Bölge, önemli sayıda kaplan ve diğer yaban hayatı türleri de dahil olmak üzere zengin biyolojik çeşitliliğiyle biliniyor.

Kaplanlar gibi nesli tehlike altında olan türlerin varlığı, bu türlerin hayatta kalmasını tehlikeye atabileceği ve ekosistemin hassas dengesini bozabileceği gerekçesiyle projeye karşı muhalefeti daha da yoğunlaştırdı.