Ukrayna drone saldırıları Rusya'nın Primorsk petrol depolarının %40'ını vurdu: rapor

Ukrayna drone saldırıları Rusya'nın Primorsk petrol depolarının %40'ını vurdu: rapor
Invezz Team
02 Nis 2026, 17:08 ÖS
  • Ukrayna saldırıları Primorsk'taki petrol depolamalarının %40'ını vurdu, ihracat riske girdi.
  • Ust-Luga saldırıları Rus petrol akışlarını aksattı, altyapıya zarar verdi.
  • Çatışmanın tırmanmasıyla arz riskleri artarken petrol fiyatları yükseldi.

Uydu görüntülerine göre, Reuters'in incelediği görüntüler Ukrayna drone saldırılarının Baltık Denizi'ndeki kilit limanlarda depolama kapasitesinin önemli bir bölümünü zarar vererek Rus petrol ihracat altyapısında kayda değer aksamaya yol açtığını gösteriyor.

ABD merkezli mekânsal istihbarat firması Vantor tarafından sağlanan ve Mart ayı sonunda çekilen görüntüler, Rusya'nın Primorsk limanındaki depolama tesislerinin en az %40'ının imha edildiğini veya kullanılamaz hale geldiğini gösteriyor.

Bu gelişme, devam eden çatışma sırasında Ukrayna'nın Rus enerji altyapısını hedef alma operasyonlarında önemli bir tırmanışa işaret ediyor.

Primorsk büyük darbe aldı

Primorsk, Baltık Denizi'ndeki Rusya'nın en büyük petrol ihracat kapılarından biri olup küresel enerji akışlarında kritik bir rol oynuyor.

Liman, boru hattı işletmecisi Transneft'in verilerine göre günde 1 milyon varile kadar işlem yapma kapasitesine sahip olup bu miktar küresel arzın neredeyse %1'ine eşdeğer.

Uydu görüntüleri, saldırılarda her biri 50.000 metreküp kapasiteli en az sekiz petrol depolama tankının hasar gördüğünü gösteriyor.

Bu, limanın toplam depolama altyapısının yaklaşık %40'ını oluşturuyor ve through-put üzerinde önemli aksamalar bekleniyor.

Etki altındaki tanklar limanın lojistik zincirinde merkezi önemde olup kullanılabilirlikleri ihracat hacimlerini doğrudan etkiliyor.

Sanayi kaynakları, ağır hasar gören sekiz tanktan ikisinin dizel depolamak için kullanıldığını belirterek operasyonel zorlukların arttığını kaydetti.

Geçen ay belli bir dönemde drone saldırıları, Ukrayna'daki Druzhba boru hattının kapanması ve Rusya bağlantılı tankerlerin ele geçirilmesinin bir araya gelmesiyle Rusya'nın petrol ihraç kapasitesinin yaklaşık %40'ı kapatılmıştı.

Ust-Luga aksaklıkları baskıyı artırıyor

Saldırıların etkisi Primorsk'un ötesine, Mart boyunca tekrarlanan saldırılarla karşılaşan bir diğer büyük Baltık limanı Ust-Luga'ya da yayıldı.

Rus yerel yetkililer limanın 22, 25, 27, 29 ve 31 Mart tarihlerinde vurulduğunu bildirerek yükleme operasyonlarının geçici olarak durdurulmasına neden olduğunu açıkladı.

Uydu görüntüleri, Ust-Luga Petrol terminalindeki her biri 30.000 metreküp kapasiteli sekiz akaryakıt ürünü depolama tankının yangınla zarar gördüğünü ortaya koydu.

Bu, terminalin toplam depolama kapasitesinin yaklaşık dörtte birine tekabül ediyor.

Depolama tesislerine ek olarak bazı rıhtım altyapısı da etkilendi ve bu durum limandaki ihracat operasyonları ile lojistiği daha da karmaşık hale getirdi.

Tekrarlayan bu kesintiler, Ukrayna'nın özellikle kritik deniz yolları üzerindeki enerji varlıklarına yönelik kampanyasını yoğunlaştırmasıyla birlikte Rusya'nın ihracat ağının artan savunmasızlığını vurguluyor.

Petrol piyasaları için daha geniş sonuçlar

Ana ihracat merkezlerine yönelik sürekli saldırılar, küresel enerji piyasalarının arz kesintilerine karşı hassas kaldığı bir dönemde ortaya çıkıyor.

Brent ham petrol, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD'nin İran'a saldırmaya devam edeceğini söylemesinin ve bunun önümüzdeki iki ila üç hafta içinde “son derece sert” olacağına dair ifadelerin ardından %7 yükselerek 108 dolara çıktı.

Sadece Primorsk'un bile Rusya'nın denizyolu ile yaptığı ham petrol ihracatında önemli bir paya sahip olması, kapasitede uzun süreli bir azalma olması durumunda küresel petrol akışları üzerinde zincirleme etkiler yaratabileceği anlamına geliyor.

Kremlin saldırıları şiddetle kınadı. Sözcü Dmitry Peskov saldırıları "terör saldırıları" olarak nitelendirdi ve Rusya'nın "kritik altyapısını korumak için çalıştığını" ekledi.

Ukrayna, son bir ay içinde drone kampanyasını yoğunlaştırdı ve dört yıldan uzun süren çatışmada şimdiye kadarki en ağır saldırılardan bazılarını gerçekleştirdi.

Özellikle ihracat terminallerini hedefleyen enerji altyapısına yönelik saldırılar, Rusya'nın petrol gelirleri ve lojistik kabiliyetlerini bozmayı amaçlayan stratejik bir çabayı ortaya koyuyor.