Trump, Meksika Körfezi'nin adının Amerika Körfezi olarak değiştirilmesini öneriyor: 'Ne güzel bir isim'

Trump, Meksika Körfezi'nin adının Amerika Körfezi olarak değiştirilmesini öneriyor: 'Ne güzel bir isim'
Srinibas Rout
07 Oca 2025, 22:05 ÖS
  • Meksika Körfezi'nin tarihi 1500'lü yıllardaki Avrupa haritalarına kadar uzanıyor.
  • Öneri karışık tepkilere yol açtı, bazıları bunu Amerikan gururunun bir sembolü olarak destekledi.
  • Trump, ABD'nin Meksika ile önemli bir ticaret açığıyla karşı karşıya olduğunu iddia ederek ticaret konusundaki söylemini sürdürdü.

Salı günü, Başkan seçilen Donald Trump, Meksika Körfezi'nin adını "Amerika Körfezi" olarak değiştirme niyetinden bahsetti.

Bu, ABD'nin aleyhine olduğunu iddia ettiği Meksika'nın ticaret uygulamaları ve göç politikalarına yönelik süregelen eleştirilerinin bir parçasıydı.

Öneri karışık tepkilere yol açtı; bazıları bunu Amerikan gururunun bir sembolü olarak desteklerken, diğerleri bunu komşu ülkelerle gerginliği daha da artırmaya yönelik bir adım olarak görüyor.

'Ne güzel bir isim'

Trump, bu açıklamaları, ABD'nin Meksika ve Kanada ile olan ticaret açığından duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği bir basın toplantısında yaptı.

"Meksika Körfezi'nin adını Amerika Körfezi olarak değiştireceğiz" dedi.

"Ne güzel bir isim. Ve uygun. Uygun. Ve Meksika milyonlarca insanın ülkemize akın etmesine izin vermeyi bırakmalı."

Öneri, isim değişikliğini resmi hale getirecek bir yasa tasarısı sunmayı planladığını duyurmak için sosyal medyada paylaşım yapan Temsilci Marjorie Taylor Greene (R-Ga.) tarafından hemen desteklendi.

Greene, eskiden Twitter olarak bilinen X'te "Başkan Trump'ın ikinci dönemi harika bir başlangıç yaptı," diye yazdı. "Meksika Körfezi'nin adını, haklı adı olan Amerika Körfezi'ne resmi olarak değiştirmek için en kısa sürede yasa teklifi sunacağım!"

Kaynak: Instagram

ABD, Meksika ve Küba sınırında bulunan ve yarım milyon mil karelik bir alanı kaplayan Meksika Körfezi, uzun zamandır mevcut ismiyle biliniyor.

Ancak Trump'ın açıklamaları, ABD'nin özellikle Meksika ile olan dış ilişkileri hakkında daha geniş bir anlatının parçasıydı. Trump, Meksika'yı ticaret dengesizlikleri ve göç konularındaki rolü nedeniyle defalarca eleştirmişti.

Meksika'nın politikalarının ABD'ye göçmen akınına yol açtığını savunan Trump, ikinci döneminde bu konuyu daha agresif bir şekilde ele almayı planladığını söyledi.

Trump ticaret konusundaki söylemini sürdürüyor

Trump, ABD'nin Meksika ve Kanada ile önemli bir ticaret açığıyla karşı karşıya olduğunu ileri sürerek ticaret konusundaki söylemini sürdürdü.

Her iki ülkeye de ağır gümrük vergileri uygulanacağı yönündeki tehditlerini yineledi ve haksız ticaret uygulamaları konusundaki endişelerini dile getirdi.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum Pardo son aylarda Trump ile bu tarife tehditlerini görüştüler ancak Trump geri adım atma belirtisi göstermedi.

Körfez'in isim değişikliğinin yanı sıra Trump, kışkırtıcı yorumlarıyla da gündem oldu.

Meksika'yı "çok tehlikeli bir yer" olarak nitelendirdi ve ülkenin "esasen karteller tarafından yönetildiğini" iddia etti.

Ayrıca Trudeau'nun istifa açıklamasının ardından Kanada'nın ABD ile birleşmesi ihtimalini de gündeme getirdi ancak bu açıklama somut bir politika önerisi olmaktan çok spekülasyona dayalıydı.

Meksika Körfezi'nin tarihi

Meksika Körfezi'nin tarihi 1500'lü yıllara dayanan Avrupa haritalarına dayanır ve ismi yüzyıllardır değişmeden kalmıştır.

ABD'de Florida, Alabama, Teksas, Louisiana ve Mississippi kıyılarına ulaşan su kütlesi, bölge için hayati önem taşıyan bir deniz yolu görevi görüyor.

Trump, Körfez'e ilişkin açıklamalarının yanı sıra, Amerikan gemilerinin su yolunu kullanmak için talep ettiği "fahiş fiyatları" gerekçe göstererek, Panama Kanalı'nın kontrolünü yeniden ele geçirmek için askeri müdahaleye de işaret etti.

Bu açıklama, Trump'ın kanalın geri alınması ve ABD'nin küresel meselelerdeki varlığının daha da güçlendirilmesi gibi daha geniş kapsamlı dış politika gündemi bağlamında geldi.

Trump'ın jeopolitik hırslarının bir parçası olarak en büyük oğlu Donald Trump Jr., babasının Danimarka'dan özerk bölgeyi satın alma konusundaki ilgisini dile getirmesinin ardından Grönland'ı ziyaret etmek üzere gönderildi.

Bu hamle, Trump'ın Amerikan nüfuzunu dünya çapında stratejik bölgelerde genişletme isteğini daha da vurguluyor.

İsim değişikliği teklifi ve diğer dış politika hedefleri, başkan seçilen kişinin Amerikan egemenliğine ilişkin duruşunu ve ABD çıkarlarını küresel sahnede savunmak için cesur adımlar atma isteğini vurguluyor.

Planlarının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği henüz belli değil; ancak yaptığı açıklamalar şüphesiz hem yurtiçi hem de yurtdışında ilgi odağı oldu.